Yarın Yok, Bugün Var – Sadece 21 Günde Yeni Sen

Evet, sadece 21 günde değişip kendini yeniden yaratabilirsin. Olay sadece kendi kararlılığında ve senin beyninde bitiyor. Çocukluğundan bu yana beynine yüklenen bilgiler, öğretiler seni aşırı dikkatli olmaya, korkmaya, öfkeli olmaya, kendine inanmamaya, kendini sevmemeye ve belki kendini küçük görmeye, istemediğin şeyleri yaşamaya itti. Var mısın bunu değiştirmek için bugün ilk adımı atmaya?  Hayır, daha sonra değil. Yarın, öbür gün, haftaya, önümüzdeki ay veya yıl hiç değil. Neden mi? Değişim için ileriye attılan planlar gerçekleşmez. Niye? Çünkü ilerisi geldiğinde senin bambaşka isteklerin, bambaşka arzuların olacak. Şimdiki isteklerine ulaşamadığını yazarsan beynine, diğerlerinin şansı azalır veya yok olur. O yüzden şimdiki isteklerini, arzularını es geçme. Önce bunlara kavuş, sırası geldiğinde diğerlerine kavuşmak kolay olacak. Eğer hala aklında soru işareti varsa ve yine niye dersen, çünkü ‘ileriye atmak’ ilk adımı atıp başlamamak için senin kullandığın bir  özürdür derim. Çünkü korkularından ve kafandaki soru işaretlerinden dolayı kendini hazır hissetmeyip başka bir zamana ertelemendir, kaçmandır derim. Ama biliyorsun değil mi? Yaşam şimdi, sadece şu an. Bu satırları okuduğun şu an gerçek. Gerisi yalan… Ve sen artık kaçmamayı seç. Anca böylelikle, hak ettiğin emellerin artık senin olacak.   Bu yazıyı bilinçli olarak kısa tutuyorum. Uzun uzadıya anlatılan aşırı bilgileri şimdi atlıyoruz, tamam mı? Seni kısa yoldan, özet, en önemli bilgilerle kısa zamanda neticeye beraber ulaştıracağız. Amacım sana 21 günde ne kadar çok şeyler elde edebileceğini, her şeyi değiştirebileceğini göstermek.  Önce sağlık. Her şeyin başı sağlık. Saglığımız iyi olsun, gerisi zaten gelir. İlk yapacağımız sağlığımıza odaklanmak: iyi olan sağlığımızı korumak, eğer sorunlar varsa gidermek. Doktorlarımız, onların söyledikleri ve doktor kontrollerimiz çok önemli, evet ama, daha önemlisi yine sensin. Düşüncelerinle ve kararlılığınla kendini iyileştirebilirsin. Doktorun sana ilaç satmak, seni tekrar tekrar çağırarak para kazancının devamını sağlamak zorunda. Artık biraz da kendi doktorun olmalısın. Onu dinle ama kendini daha çok dinle. Beynine sağlıklı olduğunu yaz ve bunun için elinden geleni yap. Sağlığınla ilgili bir sorunun varsa ilk yapacağın hemen doğal çözümler araştırmak   ve acilen bunları diyetine katmak olsun. Sağlıklı olmayan her şeyi sil diyet listenden. Ben öyle yaptım. Bir gün baktım babam kalp krizinden vefat etmiş annem ise beyin kanseri ve doktorlarım bana da iki ameliyat öneriyor. Üçümüzün doktorlarının tavsiyelerini de esas alarak araştırmalara girdim. Beyaz unu ve şekeri sildim diyet listemden. Bunun yanında zaten uzun yıllardır organik beslenmeye gayret ediyordum. Sevmiyorum deyip tüketmediğim bir çok besini tüketmeye başladım. Ben yiyemem, midemi bulandırıyor, tadı çok kötü demeden. Derdini veren Tanrı doğal çözümünü muhakkak vermiştir, buna inan. Bu dünyada muhakkak senin çözümün de var. Belki uzakta, ama kesin var. Sen sadece bulup ulaşmak iste, yeter. Ve inan! Hasta olan organın hayatında değiştirmen gerekenin sinyalini veriyor sana. Ve bu doğru besin, hareket ve düşünce gücü ile mümkün. Hasta olan organının ihtiyacı olan doğru besinleri bul ve kat diyetine. İnanırsan elde edemeyeceğin yok. Beyninde sağlıklı olmayı başarırsan, sağlığına yeniden kavuşursun. Hemen ilk sayfadan olumlamalara başlamanı tavsiye ediyorum.   Mutlu olmak çok önemli. Benim doktorum öyle demişti. “Şimdi mutlu olma zamanı. Mutlu olmaya bakmalısın. Mutlu olmayı başarırsan sağlığına kavuşursun.” Evet, hayatımızdaki her kritik dönem bir eşik; mutlu olmayı başardık mı geçiyoruz eşiği.  Kendi yaşamımızdan kendimiz sorumluyuz. Yineliyorum: senin yaşamından sadece sen sorumlusun. Bir başkası asla değil. Sana en yakın gördüğün ve önem verdiğin  insanlar bile değil. Sana bir şey olursa, seni mutsuz edenler hiç bir şey olmamış gibi yaşamaya devam eder; bunu da hep hatırla. O yüzden bundan böyle yaşamımızı kendimiz inşa ediyoruz, anlaştık değil mi?! İnsanoğlu olarak bizim hayatımız sonlarla dolu. Bizim gerçeğimiz bu. Geliyoruz ve gidiyoruz. Yaşamımızdaki her şey başlıyor ve bitiyor. Şu an yaşıyor ve nefes alıyorsan, zaten bu senin en büyük devam etme sebebin. Nefes alıyorsan varsın. Bu kadar basit. Demek şu an iyi olacağız. Bundan böyle tek yapacağın: doğru, dengeli, düzenli beslenerek, yeterince hareket ederek, fiziksel sağlığını ve olumlu düşünerek zihinsel sağlığını korumak. Bu ikisi iyiyse ruhsal sağlık zaten dengede olacak, olumlu düşünceler de kendini duygu seviyesinde iyi hissetmene sebep olacaktır.        Bu yaşam senin ve sadece tek bir şansın var; bir daha hayata gelmeyecek, bu şansı yakalayamayacaksın. O yüzden dilediğince güzel, sağlıklı mı sağlıklı, mutlu ve huzurlu yaşa. Hayalindeki hayatı yaşa, başkalarının senin için yazdığı hayatı değil.  Genelde korkularımızdır bizi engelleyen. Sen şimdi şu an ilk adımı atıp kendine kendin olman için bir şans ver: kurtul seni engelleyen korkularından. Her ne ise bu korkuların ve onların sebepleri. Korkularından kurtulmuş olarak devam edersen hayata, sen kazanmış olursun. Atacağın ilk adım, korkularının yok olma mahkumiyetinin başlangıcı. Bunu sık sık anımsat kendine.     Hadi, beraber başlayalım. Mutlu olmak, sağlıklı olmak, başarılı olmak, aşk veya sevgi dolu yaşamak, O’na kavuşmak, O’ndan kurtulmak, bolluk içinde bir yaşam sürmek bugüne kadar yapamadıklarını yapmak… Her ne ise hayalindeki hayat – çözümü sadece sensin. Senin beynine yükleyeceğin olumlu düşünceler. 21 gün gibi kısa bir sürede, bir sihir gerçekleşecek, göreceksin, kendini ve hayatını yeniden inşa etmiş olacaksın. En azından çok yol kat edeceksin. Kendini daha iyi hissedeceksin. Sağlığına kavuşmanın tohumlarını atacak, daha sakin, daha tutarlı adamlar atıyor olacaksın. Huzura kavuşacaksın. En güzeli tüm bunları sen, sadece sen kendin elde etmiş olacaksın. Yakında kendini tanıyamayacaksın. Yeter ki ilk adımı at. Gerisi gelecek…  Ama zaten bu yazıyı açmakla bu en önemli adımı attın sen.  21 gün boyunca bu kısacık yazı ve bakış açısı senin bir parçan olsun. Yanından hiç ayırmadığın dostun, güvendiğin, sığındığın bir liman veya en samimi arkadaşın olsun. Artık yarın yok, bugün var.  Her yeni güne başlarken yeni bir sayfayı açıp oku. Yeni güne yeni sayfa ve yeni güzel düşünceler. Güne kendini iyi hissettirecek hislerle başlaman çok önemli. Ve gün boyu olabildiğince çok, ama en azından bir kaç kez tekrarla. İster tekrar tekrar oku, ister aklından geçir düşünceleri, ister yaz. Her gün bir kez yazman beynine çabuk yüklemene sebep olacağı gibi sonuca erken ulaşmana da yardımcı olacak. Ne kadar fazla tekrarlarsan, o kadar çabuk etkisini göreceksin. O kadar çabuk yüklenecek beynine güzel düşünceler. 1 defa, 10 defa, 20 defa, 50 defa, 100 defa veya daha çok. Tamamiyle sana, arzuna kavuşma isteğinin ne kadar kuvvetli olduğuna ve vaktinin olup olmadığına kalmış. 1’i de iyi 100’ü de. Beynimizi yeniden programlayacağımız bir bilgisayar gibi düşünüp ona göre yeniden yükleyeceğiz bilgileri. Bu kez seni mutlu eden bilgileri. Seni sen yapan bilgileri.  Lütfen, hemen başlar başlamaz gökten isteklerinin yağmasını bekleme. Hayal kırıklığı istemiyoruz, uzak olsun bize. Bu evren zamana bırakıyor her şeyi bildiğin üzere: Yaz, kış, ilkbahar ve sonbaharın ard arda gelişinin zaman alması gibi. O yüzden 21 gün veya daha ileriye götürmek istersen 36 gün çalışacağız. Beynin adam olacak, göreceksin. Ona güveneceğin seviyeye ulaşmasına ramak kaldı. Bu güzel değişim için sadece iki şeye ihtiyacın var: sen ve kendine güvenmen. Göreceksin, sen ilerledikçe güven duygun zaten otomatikman artacak. Hayallerine, isteklerine tek tek kavuştukça günbegün artacak.   Hiç bir şey için geç değil, bunu unutma. Artık sen olma zamanı. Mutlu bir sen olma zamanı! Sağlıklı, huzurlu ve aynı zamanda başarılı ve hayallerine kavuşmuş olan sen. Yeter ki kendine bu şansı ver. Dene ve gör.    Hadi, gel, kendi hayatını yeni baştan yaz.   Var mısın? Ben denemeye değer derim, ya sen?Hazırsan başlıyoruz…

Gün 36

  Bugün günüme sakin olma, olgun olma gözlüğümü takarak başlıyorum. Gün boyu çok sakin olacağım. Gün boyu çok olgun davranacağım. Kendimi zorlamadan, böyle olmak istediğim

Read More »