Gün 18

Sharing is caring!

   Günaydın güler yüz. Günaydın sevgi yumağı. Günaydın huzurlu insan. Günün aydın ben. O gun bugün. Bugün isteklerini gerçekleştirme günü.  Yaz defterine nelere ulaşmak istiyorsun bugün?
   Bugün stres kelimesini siliyorum lugatımdan.  Hayat huzurlu akış.  Hayat sükunet.  Hayat dinginlik. Hayat sevdiklerinle güzel anlaşmak, hoş sohpet anlar  yaşamak. Hayat ilk adımı atıp gelecek ilerlemelere açık  olmak. Dingin bir güne bayılıyorum! Çok iyi geliyor bana.    Rahat rahat yapıyorum her işimi. 
Kafamı arındırıyorum, temizliyorum, düzene sokuyorum düşüncelerimi.
   Lugatımdan sildiğim kelimenin etkisini yaşatacak olursa bana başkaları, nefes alıp veriyor ve kendime hatırlatmada bulunuyorum: BEN sakin yaşıyorum. Bugün hayatım son bulacak olsa hangi stres kurtaracak beni? Aksine köstek olacak bana o kelime. Demek o bana değil ben ona tekme atmalıyım. 
İyi ki sildim kafamdan, hayatımdan, geleceğimden onu. 
   Sakin olmak her zaman iyi geliyor. Herkese iyi.  Sakin kafa, sakin akış, sakin kararlar… Hayatımı böyle sakin çoook seviyorum! 
Huzurlu günlere bayılıyorum. Kendime bayılıyorum böyle güzel yönetebildiğim için hayatımı. :))
Sağlıklıyım, huzurluyum, sevdiklerimle güzel bir hayat yaşıyorum.
    Başarıdan başarıya koşuyorum. Stressiz yaşam bunlardan biri. Kafamda sakin kalmayı başardığımda daha güzel kararlar veriyor, her şeyi daha güzel ayırt ediyor, daha doğru adımlar atıyorum. Kendimi tebrik ediyorum.  Aynada kendime bakıp elimi sıkar gibi yapıyorum.
Bu gece yatağa çok rahat yatıp güzel bir uyku çekmeyi hak ettim. Günümü çok güzel yaşadım. Gönlümce. Dilediğim gibi. Tatlı bir rüyayı da hak ettim. Kendimi daha da iyi hissettirecek bir rüyayı. 
Yaşam güzel. Hayal kurmak güzel. Yetişkin olup çocuklar gibi davranmak en güzeli…
   Ne mutlu bana ki yaşatıyorum hala içimdeki çocuğu. İyi bakıyorum ona! Arada bir çılgınlık yapmak bana yaşam enerjisi veriyor. 

Monotonluğumu kırıyor. (Bu monotonluğu kırma çok önemli. Yeni bir soluk yeni bir nefes katıyor hayatımıza. Gazımız, benzinimiz, ilacımız, anımızı tamir eden en önemli etkenimiz oluyor, eğer arada bir kendimize ufak, tatlı bir çılgınlığa izin verirsek. Aman dikkat, alışkanlık olmasın 😉
 Hadi hemen monotonluğu kırma planı yapalım! Hayalini kuralım bunun:Torunumla hoplayıp zıplayıp dans edip oynuyorum.  Şaşırtıyorum onu, ağzı açık kalıyor.
   Çok sevdiğim bir arabayı bir kaç saatliğine kiralıyorum,  bu direksiyonda oturmak ne de iyi geliyor.
  Kız arkadaşıma, erkek arkadaşıma, eşime  ona neden aşık olduğumu anlatıyorum.
 Masaja gidiyorum, iyi geliyor kendimi ara sıra ödüllendirmek. 
    Hiç düşünmediğim bir tatil rezervasyonu yapıyorum, gidip görmek istediğim yerler var daha.
    Bazen sokakta çocukken yaptığım gibi yağmurda dans ediyorum, kara yatıp oraya buraya dönüyorum, hoplayıp zıplıyorum. Deli derlerse desinler. Deli olayım onların gözünde. Kendi gözümde en akıllı benim: çünkü onların yapmadığını yapıyor kendime iyi bakıyorum. İçimdeki çocuğu yaşatıyorum. Asıl deli kim bu durumda?

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *